Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi; kalp, beyin ve böbrekleri tehdit eder.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Son güncelleme:

Bu içerik Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu tarafından derlenmiş olup, ilgili branş hekimimiz tarafından periyodik olarak gözden geçirilir.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon) Nedir?

Hipertansiyon, kan basıncının 130/80 mmHg ve üzerinde sürekli yüksek seyretmesi olarak tanımlanır. Kalbin pompaladığı kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın artması, zamanla kalp, beyin, böbrek ve göz damarlarında ciddi hasara neden olur.

Vakaların %90-95'ini oluşturan 'primer (esansiyel) hipertansiyonda' tek bir neden saptanamaz; genetik yatkınlık, yaşam tarzı ve çevresel etkenler bir arada rol oynar. Geri kalan %5-10'u oluşturan 'sekonder hipertansiyonda' ise böbrek hastalığı, hormonal bozukluklar gibi tedavi edilebilir bir neden vardır.

Türkiye'de yetişkin nüfusun yaklaşık üçte biri hipertansiyonludur. Düzenli kan basıncı ölçümü, erken tanı için en basit ve en etkili yoldur.

Belirtiler

Çoğunlukla belirti vermez (bu nedenle 'sessiz katil' denir)
Şiddetli baş ağrısı (özellikle ensede)
Burun kanaması
Görme bulanıklığı veya çift görme
Çarpıntı ve göğüs ağrısı
Nefes darlığı
Hipertansif krizde şiddetli baş dönmesi ve bilinç değişikliği

Risk Faktörleri

Ailede hipertansiyon öyküsü
Fazla kilolu veya obez olmak
Aşırı tuz tüketimi
Hareketsiz yaşam tarzı
Sigara ve alkol kullanımı
Kronik stres
İleri yaş (55 yaş üstü erkek, 65 yaş üstü kadın)

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Kan basıncı 180/120 mmHg ve üzerinde ölçülürse (acil durum)
  • Şiddetli baş ağrısı, göğüs ağrısı veya nefes darlığı eşlik ederse
  • Görme kaybı veya konuşma güçlüğü başlarsa
  • Düzenli ilaç kullanımına rağmen tansiyon kontrol altına alınamıyorsa
  • Kol veya bacakta ani güçsüzlük ya da uyuşma gelişirse

Tedavi Yöntemleri

01
Yaşam tarzı değişiklikleri: tuz kısıtlaması, düzenli egzersiz, kilo verme
02
DASH diyeti (sebze, meyve, az yağlı süt ürünleri ağırlıklı)
03
Sigara ve alkol bırakma
04
Antihipertansif ilaç tedavisi (ACE inhibitörleri, ARB, beta bloker, kalsiyum kanal blokeri, diüretikler)
05
Düzenli kan basıncı takibi (evde monitör kullanımı)
06
Sekonder hipertansiyonda altta yatan nedenin tedavisi

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Siroz

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Siroz, çeşitli kronik karaciğer hastalıklarının ortak son noktasıdır ve karaciğer fonksiyonlarının ilerleyici olarak bozulmasına yol açar.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.