Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Hiponatremi

Kanda sodyum düzeyinin 135 mEq/L'nin altına düşmesi.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Son güncelleme:

Bu içerik Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu tarafından derlenmiş olup, ilgili branş hekimimiz tarafından periyodik olarak gözden geçirilir.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Hiponatremi Nedir?

Hiponatremi, serum sodyum düzeyinin 135 mEq/L'nin altına düşmesidir ve hastanede yatan hastaların %15-20'sinde görülen en yaygın elektrolit bozukluğudur. Hızlı gelişen akut hiponatremi beyin ödemi ve nörolojik acillere yol açabilirken, kronik hiponatremi düşme, dikkat bozukluğu ve osteoporozla ilişkilidir.

Etiyolojik sınıflama için serum ozmolalitesi, volüm durumu ve idrar sodyumu değerlendirilir. SIADH (uygunsuz ADH salınımı), kalp yetmezliği, siroz, böbrek yetmezliği ve diüretik kullanımı başlıca nedenlerdir.

Tedavide sodyum düzeyi düzeltme hızı çok kritiktir: çok hızlı düzeltme 'osmotik demiyelinizasyon sendromuna' yol açabilir.

Belirtiler

Baş ağrısı, bulantı ve kusma
Halsizlik ve yorgunluk
Kas krampları ve zayıflık
Konfüzyon ve dikkat bozukluğu
Denge bozukluğu ve düşmeler
Letarji ve uyuşukluk
Nöbet ve koma (şiddetli olgularda)

Risk Faktörleri

Tiazid diüretik kullanımı
Kalp yetmezliği ve karaciğer sirozu
SSRI ve antidepresan kullanımı
Küçük hücreli akciğer kanseri (SIADH)
Santral sinir sistemi hastalıkları
Aşırı sıvı alımı (primer polidipsi)
Yaşlı ve kadın hastalar

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Şiddetli baş ağrısı, bulantı ve konfüzyon varsa
  • Nöbet veya bilinç değişikliği (acil)
  • Diüretik tedavisi altında yeni semptomlar gelişirse
  • Tekrarlayan düşmeler ve denge bozukluğu
  • Aşırı su içme davranışı fark edilirse

Tedavi Yöntemleri

01
Altta yatan nedene yönelik tedavi
02
Akut semptomatik olgularda hipertonik salin (% 3 NaCl) ile kontrollü düzeltme
03
Düzeltme hızı: 24 saatte en fazla 8-10 mEq/L
04
Sıvı kısıtlaması (öglisemik hiponatremi ve SIADH)
05
Vaptanlar (tolvaptan) — SIADH ve kalp yetmezliğinde
06
Osmotik demiyelinizasyondan kaçınma ve yakın takip

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.